AMBLEM VE MARKA LOGOLARININ EVRİMİ

Logo ve Marka Amblemlerinin Evrimi Nasıl Olmuştur..Şirket ve markaların hatta kurumların hayat bulduğu günlerden bu yana her birini ayrı ayrı  ifade eden görsel öğeler de zamanla var olmuşlardır. Kendilerini belirten, haber ve iletişim kurmakda araç olarak kullandığı görsel öğelerin en önemlilerini tabikiz amblemler ve logo meydana getirir. Nasıl ki her kesin imzası varsa, işletme, kurum ve marka içinde imza görevini gören logosu yada amblemi vardır.

Günümüze gelindiğinde çoğalan rakip ve rekabet sayısı, fark yaratmanın önemi, çağımıza uyum sağlayabilme ve tabiki kendini doğru ifade edebilme adına amblemler ve logo önemini artırmıştır. Bu düzen içerisinde farklı ve yeni logo yaratmak ve halihazırdaki logoları yenilemek/güncelleştirmek de daha fazla karmaşık ve maliyeti olan i bir süreç olarak ortaya çıkmıştır. Ancak bu zorluklara rağmen bu değiştirmeler ve yenileşimde zorunluluklarını ve önemini fazlalaştırmıştır.

Yeniden belirtilmeli ki logo ve amblemlerdeki değişimler ve gelişimler slogan ve semboller gibi diğer görsel öğelerle birlikte bütünlük göstermek zorundadır. Bu sebepten logo ve amblemlerde meydana gelen değişimlerde bu nesnelerin de irdelenmesi gerekmektedir.

Herhangi bir markanın logo ve amblemini revize etmesi genellikle beklenen durumlar arasında değildir. Buna rağmen çoğu marka çok sık olmasa da bu değişim ve revizeleri gerçekleştirmektedir. Bu değişimlere neden gerek duyulduğu, nelerin hedeflendiği, sürecin nasıl işlediği, bu revizenin firma kimliğine olan etkileri ve beraberinde getirdiklerini de bilmek gerekir. Ayriyeten bu değişiklikler zaman zaman ufak oynamalarla gerçekleştirilirken, çoğu zaman radikal bir biçimde baştan sona yeni bir logo ve amblem yaratılarak gerçekleştirilmektedir

KURUM KİMLİĞİNDE LOGO VE AMBLEMİN YERİ
Her bireyin bir kimliği olduğu gibi kurum ve işletmelerin de kendilerini belirttikleri kimlikleri vardır. Kimlikler; herhangi bir şeyi/nesneyi belirtmeye yarayan, onu diğerlerinden ayıran bir özellikler bütünüdür.(Öztürk, s.2) Nasıl ki bir birey olarak kimliğe sahibi olmadığımızda toplum içerisinde bir anlam ifade etmiyorsak eğer işletme/kurum olarak da bir kimliğe sahip olamazsak tüketici gözünde yok oluruz.

Günümüzün çağdaş firmaları, belirli logo, firma renkleri, davranış şekilleri ve iletişim biçimleri ile kendilerine özel, kendilerini öbürlerinden ayırt eden bağzı değişkenlikler yaratarak kendi içlerinde bütünleşme duygusu yaratarak, hem de diğer hedefteki kitlelerin akıllarında yer etmek ve güzel bir imaj sahibi bulmak için hedef büyütmeye gayret gösterirler.(Korukçu, s.27-28) Aslında logo ve amblemlerin özünde de bu vardır.

Tabiki kuşkusuz olarak kurum kimlikleri sadece logo, slogan ve amblemlerden meydana gelmez, bununla beraber kurumun karakteristik özelliklerini meydana getiren değer, misyon ve vizyon etc. çeşitli soyutlardaki unsurlar da mevcuttur. Fakat logoların evrimleri irdelendiğinden özellikle görsellik üzerinde yoğunlaşmanın faydası vardır. Bu durumda logo ve amblemler işletmeleri kurumsal kimlik bakımından görsel bir boyuta taşır.

 

 Görsel ve kurumsal kimlik amaçları arasında;

konumlandırmaya ve isme kişilik kazandırarak kurum markasına hayat vermek, markanın anımsanmasını ve kabul olmasını sağlamak, markayı rekabet halinde iken farklı seviyelere taşımak, değişik marka öğelerini tek bir görüş ve duygu içerisine sokmak olarak belirtebiliriz. Fakat bu noktada unutmamaız gerekir ki görsel ve kurumsal kimlik logo ve amblemden daha fazla ifadeye sahip olmalıdır. Kurumsal ve görsel kimliklere şekil ve renkleride eklemek gerekir.(Wisnom, s.79-80)

Logo ve Marka Amblemlerinin Evrimi Sonuç Olarak..!!

Görsel kimlikler içerisinde bulunan logo, marka ve/veya kurumun, işletmenin karakteristik özelliğini ve kişiliğini tanımlamaya yardımcı olacak şekilde olmak durumundadır. Logo ve/veya amblemler yaratırken kullandığımız sembolleri, iletişim kurabilmek için kullanabilmek ve anlam çıkarmak, bunları çeşitli materyallere dökebilmek, sağlam teknik altyapıdan çok, felsefi bir anlayış ve bakış da gerektirmektedir.(Uçar, s.92) Aslında temel olan rastgele bir logo ve amblem meydana çıkarmak değil, meydana gelen bu sembol ve şekillere kurum kimliğini aktaracak özelliklerin aktarılmasıdır. Belki de bu sebeple marka veya kurumlar arasıra logolarında revizyona gitmektedirler.

Fakat “markanın ya da kurumun görünen yüzü olan logolar üzerinde çok sık değişiklik yapılması o kurumun kimliği üzerinde de (özellikle görsel kimliğin uygulama alanları düşüldüğünde) etkili olmakta ve burada da bir değişime neden olabilmektedir.”(Vardar, s.23)